Köyümüz Düğerek'in ŞEYTAN Köy'lü ismiyle anılmasına neden olan hikayesi aşağıda anlatılan gibi söylenegelmektedir.
Geçmişte köyümüze koyu esmer tenli Tavaslı oğlu lakabıyla tanınan Hasan Çavuş oğlu ismiyle anılan varlıklı bir kişi gelir. Amacı ulaşımı kolay yerleşim alanından biraz mesafeli genişçe bir arazi almaktır. Araştırır, soruşturur, köyümüzün güneybatı yönünden bir arazi alır. Müteşebbis ruhlu olan bu kişi inşaata başlar. Hanlar hamamlar yapar, bu yeri korumak için sudan selden rüzgardan ve insanlardan çevresine duvar ördürmeye başlar.
Tavaslı oğlunun sermayesi de tükenmek üzeredir. İnşaatın taşları Hamursuz dağı ile inşaat alanına yan yana dizilen ırgatların elden ele vermesiyle getirilmiş inşaatın ne kadar sürdüğü bilinmemekle beraber çetin kış ayları gelir çatar. Bitmek üzere olan iş yerlerine faaliyete geçmesini istemeyen köyümüzden çalışan ırgatlar ustalar gündüzleri yaptıkları yapıları geceleri kimse görmezden yıkar gelirlermiş. Bugün böyle yarın böyle hava şartlarından yıkılmıştır. Deseler de durum vaziyeti anlayan Hasan Çavuş oğlu inşaatı durdurur ve pes eder.
Arap evleri denilen inşaat alanını ve arazisini vakıfetmiş ve ellerini semaya açarak "Yarabbi ŞEYTANI yarattın Düğerek'liyi neden yarattın." der.
NOT: Derviş AĞA ismiyle bilinen köyümüzde yaşayan şahsiyetin bekar olduğu Çayır mevkiinde bulunan kuyusu ve yerlerinin geçmiş yıllarda köylülere dağıtıldı söylenmektedir.
2. hikaye
(Bir başka anlatılan hikayesi de şöyledir.)
ARAP EVLERİ olarak bilinen bu yerin bu bölgeden sorumlu Kadılığın merkezi olduğu inşaat ve duvarlarının kadılığa bağlı askerler tarafından yapıldığı Hasan Çavuş oğlu isimli kişinin ise Kadılıkta görevli olduğu söylenmektedir.
(S.Ö. Arşiv)
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Not : şu anda Arap evleri denilen bu arazide yüz metre kadar uzunluğunda bir duvar üzerine çevre tarlalardan toplanan taşların atıldığı iki haraba yıkıntılık vardır.
(S.Ö. Arşiv)
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Köyümüzün ileri gelen soylu ailelerinden Hacı İmamların Mehmet Hafız 1946 yılında Düğerek tarihi hakkında bilgi soran ilkokul talebelerine köyümüzün tarihçesi yazılı bir kitap bende vardı. Ama İstanbul'da tahsil yapan oğlum Ahmet'e verdim. İstanbul'a götürdü demiştir.
(S.Ö. Arşiv)
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
TAVASLIOĞLU OSMAN AĞA
(Menteşe Müsellimi - Cami yaptıran)
| Yaşadığı dönem: |
30. padişah 2. Mahmud - 31. P. 1. Abdülmecid devri |
| Adı ve ünü: |
Tavaslıoğlu Osman Ağa |
| Doğum Tarihi: |
H. 1195 (M.1780) |
| Ölüm Tarihi: |
H. 1269 |
Mezarının Yeri ve Durumu: Yaran Güme ile Tavas Kalesi arasındaki Hırkaadı verilen yerde kendi adına yaptırdığı caminin yanındadır.
Mezar taşındaki yazı ve tarih:
Deregahı Ali kapucu başlarından
Menteşe Müsellimi Tavaslıoğlu
Osman Ağanın ruhu için fatiha
H.1269
Bulunduğu görevler: Osman Ağa Tavaslı'dır. H. 1246 (M.1830) tarihinde Dergahı Ali Kapucubaşılarından Menteşe Müsellimi (Mülkiye Kaymakamı) ünvanını alarak uzun zaman merkezi Tavas olmak üzere Denizli ve Çevresinde padişah adına görev yapmıştır. O sıralarda Muğla Müsellimi oğlu Hacı Müsellim Ağa, Milas Müsellimi Aziz Ağa, Köyceğiz Müsellimi Hasan Çavuş oğrullarından Hacı Bekir Ağa, Aydın Müsellimi Aydınoğlu ve Manisa Müsellimi Karaosmanoğlu'dur. Müsellimler Padişah 2. Mahmud zamanında Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasından sonra padişaha bağlı olarak ve onun adına adalet ve huzurun sağlanması için görev yapmışlardır.
Osman Ağa memleketin ilim ve irfanının artması için gayretli çalışmalarda bulunmuştur. Aydın'da ilim tahsil ederek meşhur alimler arasına giren Şeyh Ali Efendizade Hacı Ömer Efendi'yi getirerek Şeyh Camisi'nde 10 odalı bir medrese yaptırmıştır. Gökabad'daki 200 dönüm araziyi caminin masrafları için tahsis etmiştir. Medrese için de Çarşıda 2 dükkan, Cazgırlar deresinde 1 dğirmen, Çayırda 30 dönüm tarla ve Karlık Dağı'ndaki 1kar kuyusunuda temizlik için tahsis etmiştir. Yine meşhur alimlerden Milas Müftüsü Hacı İsmail Efendi'nin oğlu Hacı Mustafa Efendi'yi Muğla'ya getirerek müftü tayin etmiştir.
Eşi Ümmügülsüm Hanım da hayırseverdir. Çeşmeler, kuyular, dağlarda şose yollar yaptırmıştır. H.1246 (M.1830) tarihinde Şeyh Camisi'nin onarımını yaptırdığı cami kapısı üzerinde sağ taraftaki kitabeden anlaşılmaktadır. Bu hayırsever hanım H. 1226 (M.1878) yılında vefat ederek eşinin yanına defnedilmiştir.
Evladları: Hacı Müsellim Ağa, Hacı Ali Ağa. Hacı Müsellim Ağa'nın oğlu Ömer Ağa'dır. Ömer Ağa'nın oğlu da Halil Ağa'dır. Hacı Ali Ağa'nın iki oğlu vardır. Derviş Ağa ve Osman Ağa'dır.
|
|
HASAN ÇAVUŞOĞLU MUSTAFA AĞA
(Menteşe Müsellimi)
| Yaşadığı dönem: |
31. Padişah 1. Abdülhamid devri |
| Adı ve ünü: |
Hasan Çavuşoğlu Mustafa Ağa |
| Doğum Tarihi: |
H.1199(M.1784) |
| Ölüm Tarihi: |
H.1275(M.1858) |
Mezarının Yeri ve Durumu: Kurşunlu camisinin sol tarafındaki mezarlığın yüksek bir yerindedir. 1937 yılında kabristan kaldırılmış ancak cesedi nakledilmemiştir.
Mezar taşındaki yazı ve tarih: Başında kavuklu bir taşı olup üzerinde;
Hüvelhallakulbaki dergahı Ali
Kapucubaşılarından Menteşe
müsellimi iken irtihal eden
Hasan Çavuş Oğlu Mustafa Ağa
ruhu için fatiha
H.1275
yazısı olduğu rivayet edilmektedir.
Bulunduğu görevler: Menteşe müsellimi Tavaslıoğlu Osman Ağa'nın vefatından sonra Sultan 1. Abdülmecid devrinde Menteşe Müsellimi olarak Padişah adına adaleti sağlayarak idarecilik yapmıştır. |
|
|